Skip to content Skip to footer

Fiziki Robotları Bekleyen İnsanlığa Sanal Robot Şoku: AI

Yıllarca geleceği hayal ederken aklımıza hep aynı sahne geliyordu: Sokaklarda dolaşan robotlar, insanlarla çalışan makineler, hatta bazı bilim kurgu filmlerinde insanlığa savaş açan mekanik ordular. İnsanlık uzun süre robotların fiziksel olarak hayatımıza gireceği günü bekledi.

Ama gelecek düşündüğümüz gibi gelmedi. En azından şimdilik…

Robotlar önce fiziksel değil, sanal olarak hayatımıza girdi.
Adı da artık herkesin bildiği gibi: AI — Yapay Zeka.

Başlangıçta yapay zeka çoğumuz için sadece soru sorup cevap aldığımız gelişmiş bir arama motoru gibiydi. Ancak zamanla bunun çok daha fazlası olduğunu fark etmeye başladık. Bugün yapay zeka; gündelik hayatımızdan iş dünyasına, üretimden yaratıcılığa kadar geniş bir alanda yer almaya başladı.

Aslında farkında olsak da olmasak da birçok insan şu anda kendi kişisel robotunu eğitiyor.

Kimi yapay zekayı gündelik sorular için kullanıyor.
Kimi fal baktırıyor, kimi haber akışını takip ediyor.
Bazıları ise iş süreçlerini ona devrediyor, hatta yeni ürünler üretmek için kullanıyor.

Günün sonunda çoğu kişi bunun farkında değil ama kullandığımız her yapay zeka zamanla bizim bir yansımamıza dönüşüyor.

Sorularımızdan, üslubumuzdan, ilgi alanlarımızdan ve kararlarımızdan öğreniyor. Hatta iki farklı e-mail ile aynı konularda ama farklı yaklaşımlarla konuştuğunuzda yapay zekanın verdiği cevapların değiştiğini görmek mümkün. Çünkü o sistem sizin düşünme biçiminizi modellemeye başlıyor.

Bir anlamda hepimiz kendi dijital klonumuzu eğitiyoruz.

Buradan yapay zekanın kötü bir şey olduğu sonucu elbette çıkmamalı. Aksine, yapay zeka çoğu zaman onu kullanan kişinin karakterini ve yaklaşımını yansıtır. Eğer siz üretmeye, öğrenmeye ve geliştirmeye odaklı bir bireyseniz, sizin yapay zeka robotunuz da aynı yönde gelişir.

Son günlerde yapay zeka konusu yeniden gündemin merkezine oturdu. Özellikle ABD Savunma Bakanlığı ile yapılacağı açıklanan iş birlikleri bazı çevrelerde tartışma yarattı. Ancak dürüst olmak gerekirse, bu teknolojinin yalnızca evde kullanılan bir oyuncak olarak kalmayacağı zaten uzun süredir belliydi.

ABD Başkanı Donald Trump da yapay zekanın stratejik önemini sık sık vurguluyor ve ABD’nin bu alanda lider olması gerektiğini dile getiriyor. Hatta son dönemde şirketlerin yapay zekayı kullanarak enerji üretimi ve elektrik altyapısı gibi alanlarda da dönüşüm yaşayacağını ifade etmeye başladı.

Bugün yapay zeka hâlâ öğrenme aşamasında. Aslında her kullanıcı kendi yapay zeka asistanını eğitiyor. Ancak burada ilginç bir soru ortaya çıkıyor:

Eğer herkesin yapay zeka asistanı farklı bir şekilde gelişiyorsa, bir şirket içinde kullanılan yapay zeka sistemleri çalışanların bilgi birikimine ve yaklaşımına göre farklı sonuçlar üretip şirket süreçlerinde karmaşaya yol açabilir mi?

Evet, bu mümkün.

Ama dürüst olmak gerekirse bu durum zaten bugün de yaşanıyor. Şirketlerde süreçlerin işleyişi çoğu zaman insanların bilgi seviyesi, yaklaşımı ve kararlarıyla şekilleniyor. Yapay zeka sadece bu gerçeği daha görünür hale getiriyor.

Bugün yapay zeka hâlâ biraz ütopya gibi görünebilir. Yazdıklarımın bazıları da kulağa fazla geleceğe ait fikirler gibi gelebilir.

Ancak tarih bize bir şey öğretti: Teknolojiler önce hayal gibi görünür, sonra günlük hayatın vazgeçilmez bir parçasına dönüşür.

Belki de asıl soru şu değil: “Yapay zeka nereye gidecek?”

Asıl soru şu olabilir: Biz bu teknolojiyi kullanarak kendimizin hangi versiyonunu ortaya çıkaracağız?

Bir Yorum Yazın

Paraya sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin