2025’in sonuna yaklaştıkça, dünyanın sadece küçük bir kesiminin erişebileceği tam bir Bitcoin’e sahip olmanın, düşündüğümüzden çok daha nadir bir ayrıcalık haline geldiğini gösteren çarpıcı veriler ortaya çıkıyor. Bitcoin’in toplam arzı 21 milyon ile sınırlı olsa da, gerçekte dolaşımda olan ve bireysel yatırımcılar için ulaşılabilir durumdaki Bitcoin miktarı bu sayının çok altında. Bu durum, Bitcoin’in değerini ve kıtlığını anlamak için kritik bir nokta.
Uzmanlar ve araştırma şirketleri, yıllar içinde milyonlarca Bitcoin’in cüzdan şifrelerinin unutulması, donanım arızaları veya yanlış adreslere gönderim gibi nedenlerle sonsuza dek kaybolduğunu tahmin ediyor. Chainalysis’e göre bu sayı 3.7 milyon Bitcoin iken, New York Times gibi bazı kaynaklar bu rakamın 6 milyon Bitcoin’e kadar çıkabileceğini belirtiyor. Bu kayıp Bitcoin’ler, toplam arzdan düşüldüğünde, zaten sınırlı olan havuzu daha da daraltıyor.
Bunun yanı sıra, Bitcoin’in gizemli yaratıcısı Satoshi Nakamoto’ya ait olduğu düşünülen yaklaşık 1 milyon Bitcoin’in de on yılı aşkın süredir hiçbir harekette bulunmadığı biliniyor. Bu devasa miktar da efektif olarak piyasadan çekilmiş durumda. Ayrıca, merkezi borsalar ve son dönemde büyük ilgi gören spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonları (ETF’ler) gibi kurumsal yatırımcılar da önemli miktarda Bitcoin tutuyor. Glassnode verilerine göre, Mart 2024 itibarıyla borsalarda yaklaşık 2.3 milyon Bitcoin bulunuyordu. Tüm bu faktörler göz önüne alındığında, piyasada gerçekte dolaşan ve yatırım yapılabilir durumdaki Bitcoin miktarının 21 milyonluk tavan arzdan çok daha düşük, hatta yaklaşık 14 milyon Bitcoin civarında olduğu tahmin ediliyor.
Bu kıtlık, küresel zenginlik verileriyle karşılaştırıldığında daha da çarpıcı hale geliyor. Credit Suisse’in 2023 Küresel Servet Raporu’na göre, dünya genelinde 70 milyon dolar milyoner bulunuyor ve bu sayının 2027’ye kadar 86 milyona ulaşması bekleniyor. Eğer dünyadaki her bir milyoner tam bir Bitcoin’e sahip olmak istese, bu mevcut arz ile bile imkansız olurdu. Hatta, kayıp ve dondurulmuş Bitcoin’ler çıkarıldığında, her milyoner için 0.2 Bitcoin bile düşmüyor.
Nisan 2024’te gerçekleşen dördüncü Bitcoin yarılanması (halving) ise bu kıtlığı daha da derinleştirdi. Halving ile blok ödülleri yarıya düşerek yeni Bitcoin arzı azaldı ve bu da Bitcoin’in uzun vadeli değerini destekleyen önemli bir faktör oldu.
Peki, mevcut durumda Bitcoin sahipliği nasıl dağılıyor? Zincir üstü verilere göre (Mart 2024 itibarıyla):
* 1 Bitcoin ve üzeri tutan cüzdan sayısı: 1.029.977
* 0.1 Bitcoin ve üzeri tutan cüzdan sayısı: 12.965.000
* 0.01 Bitcoin ve üzeri tutan cüzdan sayısı: 44.790.000
Toplam Bitcoin adresi sayısı ise 53.9 milyon civarında. Dünya nüfusunun 8 milyar olduğu düşünüldüğünde, her Bitcoin adresine bir insan düşmediği, zira bir kişinin birden fazla adresi olabileceği unutulmamalıdır. Bu istatistikler, tam bir Bitcoin’e sahip olmanın gerçekten de nadir bir durum olduğunu açıkça gösteriyor.
Ancak, Bitcoin’in en güçlü özelliklerinden biri de bölünebilirliği. Her bir Bitcoin, 100 milyon ‘satoshi’ye bölünebiliyor. Bu da, küçük miktarlarda bile olsa Bitcoin ağının bir parçası olmanın ve bu dijital varlığa yatırım yapmanın mümkün olduğu anlamına geliyor. Sonuç olarak, 2025 ve sonrasında tam bir Bitcoin’e sahip olmak sadece bir ayrıcalık olmakla kalmayacak, aynı zamanda oldukça ender bir başarı olarak değerlendirilecektir. Ancak, yatırımcıların Bitcoin’in sunduğu fırsatlardan yararlanmak için ille de tam bir birime sahip olmaları gerekmiyor; küçük parçalar halinde bile olsa bu dijital altının değerini deneyimleyebilirler.