Küresel piyasaların risk iştahındaki baş döndürücü değişimler, son günlerde dijital varlık fiyatlarında belirleyici olan en önemli dinamik oldu. Yapay zekâ şirketlerine ilişkin yüksek değerleme risklerinin gündeme oturduğu dönemden, jeopolitik risklerin ana faktör olduğu periyoda geçişimiz çok hızlı oldu. ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının ardından yeniden şekillenen piyasa davranışının dijital varlıklar ve Bitcoin (BTC) üzerindeki etkileri de dikkat çekiciydi.
Şubat ayının sonunda gelen ilk büyük saldırının ardından savaş 11. gününe giriyor. Bitcoin, yıkıcı etkileri olan tarihi ilk saldırının ardından, önce, betası yüksek, riskli bir varlık gibi davranmış ve değer kayıpları kaydetmişti. Ancak, özellikle 2 Mart ile birlikte BTC’nin bir değer koruma aracı, izole bir enstrüman gibi görülmeye başlanması, söz konusu kripto para birimine olan talebin artmasına yol açarak spot fiyatın 74 bin bariyerine kadar yükselmesine zemin oluşturmuştu. İlginç bir şekilde Bitcoin bu dönemde, petrol fiyatları ile bir korelasyon ilişkisi ortaya koydu. Ancak, 63 binden 74 bine kısa süre içerisinde gerçekleşen bu yükselişin 5 Mart ile güç kaybetmeye başladığını gördük. Fiyat 8 Mart’ta yeniden 66 bin seviyesinin altına gerilerken, bu dönemde Orta Doğu’ya ilişkin kaygıların giderek daha da arttığını izliyorduk.
Son fiyatlama davranışı, BTC’nin gerçekten hibrit bir varlık olduğuna işaret ediyor. Yatırımcıların riskten kaçma eğiliminde olduğu bazı dönemlerde, en büyük kripto para birimi güvenli bir liman gibi görülürken, bazen de elde tutulmasının belirsizlik yaratacağı düşünülen bir sınıftaymış gibi fiyatlanıyor. Bu davranış modelinin arkasında her ne olursa olsun şunu belirtmek gerekiyor ki, tarihi bir savağın yaşandığı dönemde Bitcoin’in değeri görece iyi bir performans gösterdi ve portföy yöneticileri için bir “hedge” enstrümanı adayı olma potansiyelini koruduğunu gösterdi.
Herkesin, savaşın uzaması halinde daha da yıkıcı etkilerinin olabileceğine ilişkin kaygılarının arttığı bir ortamda Başkan Trump dün sürpriz açıklamalarda bulundu. İran’da savaşın sonuna yaklaştığımıza ait mesajlar veren Başkan, bir anda ibrenin tersine dönmesine ve piyasaların nefes almasına zemin sağladı. Artan risk iştahı ile küresel piyasalarda hisse senetleri ve dijital varlıklar değer kazanırken, petrol ve dolar geriledi. Bitcoin, her ne kadar volatilite artmış olsa da hem riskten kaçış eğiliminin ağırlıkta olduğu periyotlarda, hem de risk iştahının arttığı dönemler yükseliş yakalamayı başararak, savaş dönemi fiyatlamalarının önemli kazananlarından oldu. Trump’ın son açıklamalarının ardından bunu yine gördük.
Peki önemli bir sınavı aşan Bitcoin’in fiyatında yükseliş devam edecek mi? Son dinamiklere bakarsak, değer kazanımlarının sürmesi için, Orta Doğu’da savaşın sonuna yaklaştığımıza ilişkin daha çok kanıt bulmamız gerekecek gibi görünüyor. Eğer Trump’ın söz ettiği gibi yakın gelecekte Orta Doğu’dan pozitif haberler gelecekse, Bitcoin’in 71.500 direncini aşarak, 74 bin bariyerini hedefleyebileceğini söyleyebiliriz. Bu durak, ilk kritik viraj olacak. 74 binin üzerindeki fiyatlamalarda yeniden 79-80 bin dolar civarı gündeme gelebilir. Ancak 71.500 kontrol noktasının üzerinde günlük kapanışlar göremezsek, BTC’de yeni bir geri çekilme dönemi daha izleyebiliriz. 68.500-69.00 bandı bu gibi bir senaryoda ilk önemli destek bölgesi olarak dikkat çekiyor. Altında ise 66 bin civarı var. Yükselişin, bu geri çekilme gerçekleşmeden devam edebilmesi için ilk olarak İran gelişmelerine ilişkin olumlu haber akışı görmemiz gerekecek gibi görünüyor. Trump’ın açıklamalarının ardından gelen rahatlamanın kalıcı bir fiyatlama oluşturması için piyasaların bir süre sonra somut adımlar görme ihtiyacı doğacaktır. Bu gerçekleşirse belki de “artık en kötüsünü geride bıraktık” diyebileceğiz. Ancak somut gelişme eksikliği uzun sürerse, bunun piyasalara ve BTC fiyatına negatif yansımaları olabilir.