Tüm dünya hafta sonu Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından izledi. ABD’nin aylardır bölgede biriktirdiği askeri güç, geride bıraktığımız hafta içerisinde tarafların yaptığı müzakerelere rağmen bir çatışmaya dönüştü ve ABD ile İsrail, tarihi bir karar ile İran’a füzeler yağdırdı. Liderini kaybetmesine rağmen İran misillemeler yapmaktan geri kalmadı ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılacağı yönündeki endişeler hafta başında küresel piyasaları sarstı.
Petrol ve diğer enerji ürünlerinin fiyatlarının sıçradığı, riskli varlıkların sert kayıplar yaşadığı bir ortamda Bitcoin’in (BTC) görece “sıkı” duruşu dikkat çekiciydi. Son aylarda betası yüksek bir riskli varlık gibi davranan BTC, ABD’nin teknoloji endeksi olarak anılan Nasdaq ile korele bir yapı ortaya koyuyordu. Nasdaq’da kote olan şirketler daha çok, yüksek finansman bağımlılığı olan ve dolayısı ile faiz oranlarına hassas firmalar. Nedensellik ve korelasyon analizleri, Bitcoin’in bu endeks ile olan ilişkisini ortaya koyan sonuçlar üretirken, “savaş” gibi bir başlığın Bitcoin’de bir çöküşe neden olmamasının birkaç sebebi var gibi görünüyor.
İlk olarak şunu belirtmek gerekir ki, tarihi bu gelişmenin ardından, konu ile direkt olarak ilişkili varlıkların fiyatlarındaki yükselişler son derece açıklanabilir ve makul piyasa davranışlarını yansıtıyor. Örneğin petrol fiyatlarınki yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndan geçecek önemli ölçüde arzın aksayabileceği kaygısına dayanıyor. Ancak geleneksel piyasalardaki hisse senedi ve gelişmekte olan para birimlerindeki kayıplar da görece daha makuldüdiyebiliriz. Yani piyasalar bölgedeki riskleri anlıyor ancak uzun süre çözümsüz kalacak ve geniş çaplı bir savaşa dönüşecek olası bir risk olarak değerlendirmiyor gibi görünüyor. En azından şimdilik… Bir açıdan, piyasa tepkileri, belki de olacağı korkulandan daha yumuşakkaldı.
Bu fiyatlama davranışının yanında, ilk düşüşünün ardından Bitcoin, yeniden bir güvenli liman varlığı gibi fiyatlandı. Yani diğer piyasalar kapalıyken, yatırımcıların, Orta Doğu’daki risklerden korunma güdüsü ile talep bulabilmiş gibi bir işlem dokusu izlendi. Bunu, gerçekten sert gelişmelerin belirdiği zamanlarda, piyasaların Bitcoin’i “dijital altın” olarak değerlendirme eğiliminde olabileceği şeklide yorumlayabiliriz.
Bir başka konu ise, BTC fiyatının toparlanma yaşadığı hafta sonundaki gelişmeler sırasında, Hamaney’in ölümüne ilişkin haberlerin gelmeye başlıyor oluşu. Burada, ABD ve İsrail saldırısının, hızlı bir şekilde net sonuçlar üretebilecek bir müdahale olduğuna yönelik inancın artmaya başlamış olabilme ihtimali öne çıkıyor. Yani piyasalar, savaş çok uzun bir zamana ve coğrafyaya yayılmadan müzakere masasına yeniden taşınabilir diye bir fiyatlama yapmış olabilir.
Tüm bu resmi birlikte değerlendirsek bile Bitcoin’in son gelişmelerden görece “iyi” sıyrıldığını ifade edebiliriz. Sular durulduğunda en büyük kripto para biriminin yeni yükselişler kaydetmesi için yine katalizör eksikliğinin sancılarını çekeceğini düşünmekle birlikte, global yatırımcıların, ateşin içerisinde güçlü duran Bitcoin’e olan inancının bir “pozitif hafıza” etkisi yaratabileceğini göz ardı etmemek gerekecek.